Biz Sizi Arayalım
Ad Soyad
Telefon

Slide 1
Slide 2

PRP Tedavisi

Antiaging PRP Nedir?

PRP kısaltmasının açılımı “Platelet Rich Plazma”dır. Platelet bakımından zengin kan plazması anlamına gelir. PRP uygulaması, tıpta çok farklı alanlarda kullanılmaktadır. Estetik dermatoloji alanında ise birtakım saç ve cilt sorunlarının düzeltilmesi ve cilt gençleştirme amaçlı olarak uygulanmaktadır. Uygulamada kullanılan plazmalar hastaların kendi kanından elde edilmektedir. Bu nedenle hiçbir yan etkisi yoktur, çünkü kişilerin vücutlarında bulunan doğal maddeler kullanılmaktadır.

PRP Nasıl Elde Edilmektedir?

Bir milimetre insan kanında ortalama 190-200 bin trombosit vardır. Kanda bundan başka kimyasal bileşenler de bulunur. Kana kırmızı renk veren maddeler bunlardır. Trombosit yönünden zengin olan sıvı, yani PRP, kişilerden alınan kanın santrifüj işleminden geçirilmesi sayesinde elde edilir. Bu sıvı, kişiye özgü sorunun çözülmesi için problemin göründüğü ilgili alana enjekte edilmektedir. Kişilerden alınan kan özel olarak hazırlanmış bir tüpe konur ve daha sonra santrifüj işlemi uygulanır. Bu işlemden sonra zenginleştirilmiş plazma elde edilecektir. Elde edilen plazma kişilerin sorun yaşadığı bölge ya da bölgelere enjekte edilmektedir. Bu uygulama thrombin ismi verilen serumdan elde edilebilen jel kıvamındaki madde ya da hyalüronik asitle birleştirildiği zaman çok daha etkili sonuçlar verebilir.

Anti-Aging PRP’nin Çözdüğü Sorunlar

PRP uygulaması, kişilerin kanından elde edilen plazmalar vasıtasıyla uygulandığı için herhangi bir alerjik risk ya da olumsuz etki taşımaz. Yaşlandırmayı geciktirici olarak kırışıklıkların, ince ve derine yerleşmiş çizgilerin, cilt lekelerinin ve çatlakların tedavisinde kullanılabilir. PRP ile yüz derisinin solgun ve mat görünümü giderilebilir ve cildin aşırı yağlı yapısı düzeltilebilir. Kuru, mat ve pullanmış ciltler tedavi edilebilir. Kolajen ve elastin kaybı telafi edilebilir. Cilt sıkılığı tekrardan sağlanabilir ve yaşlılık belirtileri önlenebilir. PRP uygulaması sayesinde, cilt katmanlarındaki kolajen ve elastin üretimi uyarılır. PRP ayrıca trombosit açısından zengin olan solüsyon hücre yenilenmesini de harekete geçirir. Bu sayede derinin metabolik işlevleri düzenlenir ve temizlenme ile nemlilik artışı sağlanır. PRP uygulaması yüze, boyun ve dekolte bölgesine, saçlı deriye, sakal ve bıyık bölgelerine tatbik edilebilir.

Uygulama Sonrası Süreç

PRP uygulaması hayata geçirildiği andan itibaren etki etmeye başlar. Cilt sağlığı ve gençleşme bakımından olumlu değişimler hemen görülür. Seansların ilerlemesi ile birlikte olumlu etkiler katlanarak artacaktır. 2-4 ay arası dönemde en net etki gözlemlenebilir. Elde edilen sonuçların etkisi, kişilerin cilt yapısına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Ancak ortalama olarak 8 ila 12 ay arasında etki gösterdiğini söylemek mümkündür. Bu etki sürecini değerlendirirken, cildin normal yaşlanma sürecinin göz önünde tutulması gerekmektedir. Hiçbir PRP uygulaması etkisini tam anlamıyla yitirmez. Ancak cildin doğal olarak yaşlanmaya eğilimli olduğu unutulmamalıdır.

PRP uygulaması, yara ve akne izi ile akne skarı tedavisinde diğer tedavilerle kombine edilebilir. Bu sayede daha kalıcı bir etki gösterebilir. PRP ile çatlak (stria) tedavisi de kalıcı etkiler yaratan sonuçlar vermektedir. PRP tedavisinin etkisini arttırmak ve uzatmak için, sıkılaştırıcı ve cilde nem kazandıran kremler kullanabilirsiniz. Doktorunuz size anti-aging özellikli kremler önerecektir. Bunları kullanarak cilt bakımınıza özen gösterirseniz, aynı anda PRP uygulamasının etkisini arttırmış olursunuz. Anti-aging amaçlı olarak uygulanan PRP işlemlerinin her sene bir kere tekrar edilmesi gerekmektedir. Tekrar seansları ile hedeflenen şey, seansların etkisinin arttırmak ve uzatmaktır. Bu sayede ileride ortaya çıkması mümkün olan cilt sorunlarına karşı kayda değer önlemler alınmış olacaktır.

Kimlere Uygulanması Doğru Değildir?

Uzman bir doktor tarafından uygulanan PRP işleminin hiçbir yan etkisi söz konusu değildir. Bunun arkasında yatan neden, PRP maddesinin kişinin kendi kanından elde edilmesidir. Bu yüzden alerji ya da enfeksiyon riski mevcut değildir. Uygulama yapılan bölgelerde kızarıklıklar ya da morluklar da görülmez. PRP uygulamasından önce uzman doktorunuz uygun olup olmadığınıza dair bazı tetkikler yapar ve karar verir. Kanında pıhtılaşma sorunu olan, kan sulandırıcı ilaç kullanan ve karaciğer hastalığı olan kimselere PRP uygulaması yapılması doğru değildir. Uygulama yapılan kişilerin sosyal dünyalarına hemen dönmeleri önünde herhangi bir engel yoktur.

PRP uygulamasının maliyetini belirleyen birtakım kıstaslar vardır. Uygulamanın hangi bölgeye yapılacağı bunlardan birisidir. Ne kadar PRP maddesi kullanılacağı bir başka kıstastır. Uygulama yapılacak merkezin kalitesi ve bulunduğu şehir de işlemin maliyetine etki eden unsurlar arasındadır.


Doktorunuza Sorun



Yorumlar

  1. Uzm. Dr. Pınar Bozkurt'an aldığım hizmetten memnun kaldım. Kendisine ve ekibine teşekkür ederim.

    Hatice K.

Yorum Gönder